oyun terapisi ve oyun önemi

Oyun Terapisi – 1

Oyun, insanlık tarihi boyunca varolmuş ve insan yavrusunun kendini ifade edebilmesini sağlamış harika bir araçtır. Her birimiz çocukluğumuzda tutkuyla çeşitli oyunlar oynadık. Bu oyunlar sayesinde bazen dile getiremediğimiz duygularımızı dile getirdik bazen arkadaşlarımızla bağ kurduk bazen iç dünyamızı düzenledik. İnsanlık tarihi boyunca kullanılan oyun, terapilerde 1900’lü yılların başlarında kullanılmaya başlanmıştır. Bu yazıda, oyun terapisi ve etkileri hakkında bilgi sahibi olacaksınız.

oyun terapisi ve oyun önemi

İÇİNDEKİLER

Oyun Terapisi Neden ve Nasıl İyileştirir ?

Aslında oyun terapisinin nasıl iyileştirdiğini anlamak için beynimiz, duygularımız ve düşüncelerimiz hakkında bilgi sahibi olmak gereklidir.  İnsanoğlu doğumuyla beraber anneye (bakım verene) muhtaç bir konumdadır. Bebeğin, doğumunda itibaren duygusal ve bedensel ihtiyaçlarının doğru algılanması ve karşılanmasıyla ruh dünyası oluşmaya başlar. Yaşamın ilk iki yılında (özellikle ilk yıl) sağ beynimiz sol beynimize göre daha baskın bir gelişim evresine sahiptir. Sağ beynimiz ( bugün ki bilgilerimizle biliyoruz ki ) daha duygusal olan beynimiz, sol beynimiz ise daha mantıksal beynimizdir. Sağ beynin yaşamın ilk yıllarında bu derece baskın olması duygusal dünyamızın temellerinin atılmasıyla doğrudan ilişkilidir.

Bebeğin 1,5-2 yaşlarına gelmesiyle beraber, sol beyni de gelişim atağına kalkar. Bu atak yaşamın sonuna kadar sürecektir. Fakat o dönemlerde yeni gelişmeye başlayan sol beynin etkisiyle, bebek yeni yeni harfleri ve kelimeleri çıkarmaya başlayacaktır. Bebekler ilerleyen yıllarda konuşmaya başlasa bile, sol beyinlerinin yetişkinler kadar gelişmemiş olmasından dolayı, bizim kadar kelime bilgisine ve analitik düşünceye sahip olamayacaklardır. 

Çocukların kelime dağarcığının biz yetişkinlerinkinden çok daha az olması ve çocukluk döneminde somut düşünmenin baskın olması sebebiyle, çocuklarla kurulan terapi ilişkisi, yetişkinlerle sürdürülene benzer, konuşma terapisi şeklinde olmayacaktır. Tam bu noktada oyun sihirli bir değnek gibi ortaya çıkar. Çünkü çocuklar kelimelerle ifade edemediklerini, duygularını, düşüncelerini, travmalarını, korkularını, kısacası iç dünyalarının tüm öğelerini oyun aracılığıyla ortaya çıkarırlar. 

Biz yetişkinler kendimizi nasıl ki kelimelerle ifade ediyorsak ve kelimelerin ifadesiyle kurulan iletişim sayesinde rahatlıyorsak; çocuklar da oyun aracılığıyla iletişim kurar ve rahatlarlar. Yani oyun ve oyuncaklar, çocukların kelimeleridir dersek yanlış söylemiş olmayız. 

Oyun terapisinin çocuğun sıkıntılarını iyileştirebilmesi için olmazsa olmazları vardır. Bu olmazsa olmazlarından biri, çocuğun kendini güvende hissetmesidir. Çocuk kendini güvende hissettiğinde duygularını oyuncaklara aktarabilir. Duygularını oyuncaklara aktarmasıyla beraber terapistle de bir bağ kurar. Terapistin çocuğa hissettirdiği güven bağı, terapistin tutarlı olması ve gerektiğinde sınır çizebiliyor olması çocuklar için son derece iyileştiricidir.

Oyun Terapisi Evde Oynanan Oyundan Farklı Mıdır ?

Bu soru, çok karşılaştığımız bir soru. Bu sorunun cevabı elbette evet, farklıdır. Bunu şöyle düşünebilirsiniz: Günlük hayatta sorunlarımızla ilgili birçok kişiyle konuşuyoruz, sohbet ediyoruz. Ama bu sohbetler çoğu zaman sorunlarımıza bir çözüm getirmiyor. Nasıl ki, kişinin mahalle arasındaki sohbetleri terapiden çok daha farklıysa, oyun terapisi de oyundan farklıdır. Oyun, kendi içerisinde doğal ilerleyen bir süreç iken oyun terapisinde terapist aktif rol oynar. Çocuğun oyuncaklara yaptığı duygusal yatırımı ve aktarımı gözlemler. Bu aktarımları farkeden terapist çocuğa geri bildirimlerde bulunarak çocuğun zihnindeki karmaşaları anlamlandırmasına yardımcı olur. Çocuğun duygularını oyun terapisi aracılığıyla açığa vurması beynindeki işlemlemeyi arttırır ve çocuk, duygularını düzenlemeyi öğrenebilir.

Oyun terapisi ile kazanılan bir diğer önemli yeti ise çocuğun dış dünyada kabul edilmeyen bazı duygularını terapi aracılığıyla ortaya koyabilmesidir. Bazı duygular, ebeveynler ve yetişkinler tarafından çeşitli kaygılar sebebiyle kabul edilmez, anlamlandırılamaz ve bilinçdışına bastırılabilir. Özellikle, ebeveynlerin de bu duygular noktasında kaygıları varsa çocuğun bu duygularını işlemlemesine yardımcı olamazlar. Aksine, bazı durumlarda bu duygular çocuklar için tehlikeliymiş gibi algılanabilir. Böyle bir durumda çocuk, iç dünyasında anlamlandıramadığı ve düzenleyemediği duygularla derin bir karmaşının ortasında kalakalır. 

Mesela, çocuk bir seansta terapistini öldürmek isteyebilir. Bu durum normal koşullarda dışarıdaki insanlar tarafından tuhaf ve yanlış olarak karşılanabilir. Böyle bir durumda, çocuk içindeki öfke ve nefret duygularını boşaltamaz, aksine onları çok tehlikeli olarak algılar. Boşaltılamayan duygular, çocuğun iç dünyasında işlemlenmeden kalır ve çeşitli problemlerin ortaya çıkmasına sebep olur. 

Oyun Terapisini Gerektiren Problemler Nelerdir ?

Oyun terapisi, herhangi bir problemi yokmuş gibi gözüken çocuklar için bile çok faydalıdır. Bir çocuk için yemek yemek, uyumak ne kadar gerekli ise oyun da o kadar gereklidir. Çünkü; oyun sayesinde çocuklar yeteneklerini keşfeder, kendilerini rahatça ifade ederler. Çocuğun duygularını anlayan ve ona, doğru bir yaklaşım ile yaklaşan bir profesyonel ile bu süreç çok daha faydalıdır. Ama maalesef ülkemizde, çocuklardaki problemler tam anlamıyla görünür olmaya başlamadan genellikle terapiye başvurulmaz.  

Oyun terapisine başvurulması Gereken Durumlar Nelerdir ?

  1. Çocuğun Travmatize Olması: Çocukların iç dünyaları yetişkinlerden farklı olduğu için genellikle anlaşılması zor olur. Bu travmaları bazen sözleriyle ifade edemezler. Travmalarını anlayabilmek için ebeveynlerin çocukları üzerinde iyi gözlem yapması şarttır.
  1. Çocuğun Konuşmasında Gerileme Ya da Çocuğun Konuşamaması: Bazı çocuklar genetik yatkınlıktan dolayı daha geç konuşmaya başlayabilir. Bu durum kaygılanılmaması gereken bir durumdur. Bazı çocuklarda ise belli başlı duygusal problemlerin bir yansıması olarak konuşmada bir takım problemler ortaya çıkar.
  1. Çocuğun Arkadaş Çevresi ve Diğerleriyle Uyum Problemleri: Bazı çocuklar akranlarıyla ve diğer insanlarla iyi anlaşamazlar. Çocuğun arkadaşlarıyla süregiden problemlerinde de oyun terapisi düşünülmelidir.
  1. Kardeş Kıskançlığı: Kardeş kıskançlığı her yaşta görülebilin ve çocukları ciddi anlamda etkileyebilen bir durumdur. Her ne kadar biz yetişkinlere basit gelse de  ilgi ve alakanın bir anda yeni doğan bir kardeşe kayması ya da yeni doğmasa bile bir kardeşin diğerlerinden daha fazla ilgi görmesi çocuklarda bazen telafisi zor ruhsal problemler yaratabilir. 
  1. Taciz Durumları: Maalesef çocuklarda taciz, ihmal ve istismar durumlarına gün geçtikçe daha fazla şahit oluyoruz. Böylesi durumlarda çocuklar olayı anlamlandıramaz ve donakalırlar. Olayı anlamlandıramayan çocuklar taciz olaylarının ve diğer tüm kötü olayların kendi hatalarından kaynaklandığını düşünür ve bu duygular altında ezilirler. Bazı çocuklar ise yaşadıkları tacizi anne babalarına anlattıklarında  anne babadan hiç beklemedikleri tepkiler alabilmektedirler. Böylesi bir durumda çocuğun travması katlanarak devam eder. Bu gibi durumlarda oyun terapisi olmazsa olmazdır.
  1. Saldırganlık: Çocuğun saldırgan davranışlarında artış gözlemlenmesi halinde de oyun terapisi çok faydalıdır. Artan saldırganlık çoğunlukla ifade edilmeyen ya da ifade edilmesine izin verilmeyen duyguların bir yansımasıdır.
  1. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite: Artık günümüzde birçok çocuğa dikkat eksikliği ve hiperaktivite tanısı konulduğunu sıklıkla görüyoruz. Fakat bu çocukların bir kısmında bu hiperaktiviteye neden olan çeşitli duygusal travmaların varlığı sebep olmaktadır.
  1. Yemek, Uyku Problemleri : Yemek ve uyku gibi alanlar çocuklar için çok özeldir ve genellikle çok işgal edilir. Sürekli zorunlu olarak yemek yiyen ya da uyku konusunda aşırı kuralcı bir yapıya maruz kalan çocukta inatçılık gibi tavırlar ortaya çıkabilir. Bu durumda yemek ve uyku problemleri artarak devam eder.
  1. Tuvalet Alışkanlığı Problemi : Tuvalet alışkanlığı birçok velinin en zorlandığı alanlardan biri. Bu dönemde çocukla çok zıtlaşmak ve cezalandırcı tutumlar sergilemek, ileride çocukta gelişecek obsesif kompulsif bozukluğun sebebi olabilir. 
  1. Evlatlık Olma : Bazen çocuklar evlatlık alındığında, ebeveynler ile çocuklar arasında duygusal olarak karmaşık süreçler yaşanabilir. Aile rollerinden ve kişinin iç dünyasında yaşanan karmaşa çocuğun ruh sağlığını olumsuz etkileyebilir.
  1. Aile İçerisindeki Tartışmaların Sıklığı ve Yoğunluğunun Fazla Olması: Aile içerisindeki tartışmaların sık ve yoğun olması çocuklar üzerinde ciddi etkiler doğurur. Çocuklar somut düşündükleri için tüm problemlerin kendilerinden kaynaklı olduğunu zanneder ve kendilerini suçlarlar.
  1. Ebeveynlerin Psikolojik Problemlerinin Olması : Ebeveynlerden biri ya da her ikisinin psikolojik problemlerinin olması, bu problemlerin bir kısmının çocuğa geçmesine neden olur. 
  1. Özgüven Problemleri : Kendini rahatça ifade edememe, içe kapanıklık ve özgüven problemlerinde de oyun terapisi faydalıdır.
  1. Aile İçerisindeki Ayrılıklar ya da Kayıplar: Ayrılık ve kayıplar çocuklar için son derece önemlidir. Bu sürecin sağlıksız atlatılması çocuğun bağlanma örüntülerine zarar verebilir.
  1. Aile İçerisinde Şiddet : Aile içerisinde şiddet olması çocuğun ruhsal dünyası için en büyük yıkımlardan biridir. Bu durumda kesinlikle oyun terapisi alınması önerilir.
  1. Öğrenme Güçlüğü : Bazı çocukların travmatik yaşam deneyimlerinin olması sol beyin fonksiyonlarının geç gelişmesine neden olabilir. Bu durumda da destek almak faydalıdır.
  1. Takıntılı Çocuklar: Çocukların temizlik, titizlik, düzen vb. takınlarının olduğu durumlarda oyun terapisi kullanılır.
  1. Ailelerin Sınır Çizmekte Zorlandığı Çocuklar : Bazı aileler çocuklarına sınır çizmekte çok zorlanırlar. Özellikle dede- anneanne-babaanne vb. büyüklerle beraber büyütülen çocuklarda sınırlarla ilgili çatışmalar olabilir. Ebeveynlerin sınır çizmediği durumlarda en büyük faturayı çocuklar öder.
  1. Tırnak Yeme: Tırnak yeme sıklıkla bilinçdışına bastırılan olumsuz duyguların bir yansımasıdır.
  1. Okula Gitmek İstememe ve Okula Uyum Sorunları: Okula ve diğer insanlara uyum kurmada zorlanma, anneden ayrılmak istememe vb. durumlar çocuğun anne babadan ruhsal ayrışmasının yeterince gerçekleşmediği konusunda bilgiler verir. 
  1. Altını Islatma (Enürezis) : Altını ıslatma probleminde de bilinçdışına bastırılan kaygıların  ve korkuların önemli bir payı vardır.
  1. Çalma Problemleri : Çocuklarda çalma eylemi hırsızlık değildir. Çocuğun duygu dünyasını düzenleyemediğinin bir göstergesidir. 
  1. Parmak Emme Problemi : Parmak emme genellikçe çocuğun yaşadığı travmatik yaşam olayları dolayısıyla kendini güvenli hissettiği ruhsal alana geri dönüşün bir sonucu olabilir. 
  1. Yalan Söyleme: Çocuğun yalan söylemesinin arkasındaki mekanizmalar dikkatle incelenmelidir. 
  1. Tikler: Takıntıların bir uzantısı olabileceği gibi dopamin mekanizmasındaki bir takım bozuklukların da bir sonucu olabilirler.
  1. Belirsiz ve Yoğun Korkuların Varlığı: Çocukta belirsiz ve yoğun korkular varsa, bu durumun arka planında neler olabileceğini araştırmak gerekir. 

Oyun Terapisinde Kullanılan Oyuncaklar Nelerdir ?

Oyun terapisinde kullanılan oyuncak çeşitliliği ne kadar fazlaysa çocuğun duygularını ifade etme konusundaki özgürlüğü de o kadar fazladır. Yani bu konuda belli bir sınırlama yoktur. Fakat, çocuğun belli duygularını ifade etmesinde belli başlı oyuncaklardan yararlanılır.  Günlük hayatın içinden oyuncaklar da olabilir ( bebek, kukla, arabalar, evler, hayvanlar vb.), çocuğun yaratıcılığını geliştirecek, duygularını daha rahat ifade etmelerine yardımcı maddeler de olabilir ( su, kum, legolar, oyun hamurları vb.). Çocuğun bastırmış olduğu öfkeyi çıkarmak için ise kelepçeler, askerler, silahlar, dart oyunu vb. materyaller kullanılabilir. 

Çocukların İyileşmesinde Ebeveynlerin Ne Gibi Rolleri Vardır ?

Çocukların ruh sağlığının bozulmasında da iyileşmesinde de ebeveynlerin inanılmaz etkisi vardır. Çünkü; anne babalar çocukları için dünyadaki en değerli, en güçlü ve en önemlisi bağımlı oldukları kişilerdir. Anne babalar kendi iç dünyalarındaki travmaları halledebilirse ve duygu düzenleme kapasiteleri yükselirse, çocuklara da bu duygu düzenleme kapasitesi miras olarak geçer. Ebeveynlerin kendi iç dünyalarındaki ve aralarındaki sıkıntılar katlanılamayacak derecede fazlaysa, bu durum çocukları da olumsuz etkiler. Ebeveynlerin de birer insan olduğunu unutmamak çok önemli ! Sadece yaşı daha büyük insanlar. Belki de çocuklukları travmalarla dolu insanlar…

Dolayısıyla çocukların terapilerinde ebeveynleri de işin içine katmak olmazsa olmazdır. Çünkü çocuklar oyun terapisiyle genellikle hızlı yol alırlar. Aldıkları bu yolun kalıcı olabilmesi için yaşam alanları olan evde de durumların düzelmesi önemlidir. Bu noktada, gerekli durumlarda ebeveynlerin bireysel ya da çift olarak terapi almaları çocuklarının iyileşmesinde inanılmaz etkilidir. Unutmayın : Çocuklarınınızın 3 ebeveyni var : 1. Anne 2. Baba 3. Anne-Baba arasındaki ilişki ve iletişim….

Oyun Terapisi Hangi Yaş Aralığındaki Çocuklara Uygulanır ?

Oyun terapisi 2.5 ile 13 yaş arasındaki çocukların terapileri için uygundur. 

Pendik Oyun Terapisti

Pendik oyun terapistiyle ilgili daha fazla bilgi almak için sorularınızı bize yazabilirsiniz. Konuyla, çocuklarla ve kendinizle ilgili, daha fazla bilgi sahibi olmak için sitemizdeki yazılara göz atabilirsiniz. İyi günlerde görüşmek dileğiyle….

Kurtköy Psikolog Tavsiyesi ve Kurtköy Psikolog Hizmetleri İçin Bize Başvurun…