Panik Atak ve Panik Bozukluk Hakkındaki Her Şey Bu Yazıda 1

Panik Atakları Yenmek İstiyorsanız Onların Neden ve Nasıl Ortaya Çıktığını Anlamalısınız…

Panik atak ve panik bozukluk hakkında internette onlarca yazı mevcut. Fakat bu rahatsızlığın neden ve nasıl ortaya çıktığını anlatan yazı sayısı son derece az. Bu yazımızda, Panik Atak Nedir ? Panik Bozukluk Nedir ? Panik atak belirtileri nelerdir ? vb. birçok soruya cevap vermeye çalıştık. Yazımızın aradığınızı bulmada size yardımcı olacağını umut ediyoruz. Yazımızı beğenirseniz, panik atak yaşayan tanıdıklarınızla paylaşırsanız ayrıca mutlu oluruz. Gelin şimdi yaşayanlara hayatı zindan eden bu rahatsızlık hakkındaki ayrıntıları inceleyelim.

İÇİNDEKİLER

Panik Atak Nedir ?

Panik atak, ani olarak başlayan,  kişiyi duygusal ve fiziksel anlamda derinden etkileyen, genellikle nefes daralması, kalp çarpıntısı, göz kararması vb. semptomlarla kendini belli eden bir kaygı durumudur. Adından da anlaşılacağı üzere, kişi atak durumunda ciddi bir panik yaşar ve ne yapacağını bilemez. O anda sadece kontrol edemediği bir durumla karşı karşıyadır ve öleceğinden korkar. 

Panik Bozukluk Nedir ?

Panik atak yaşayan insanlar, bu atakların insan psikolojisi için ne kadar zorlayıcı olduğunu çok iyi bilirler. Ataklar geldiği anda kişi, inanılmaz bir kaygı durumu yaşar ve bedensel semptomlar bir anda hissedilmeye başlanır. Bu hisler aniden ortaya çıktığı için kişinin hayatını çok aksatır. Kişi öleceğinden, kalp krizi geçireceğinden veya delireceğinden çok korkar.

Panik atak yaşayanların ataklarla ilgili en çok şikayet ettikleri durumlardan biri de atakların aniden ve belirsiz şekillerde ortaya çıkmasıdır. Bu durum panik atak yaşayanları bir süre sonra panik atak geçirme korkusuyla baş başa bırakır. İşte, okulda, sokakta, kalabalık ortamlarda vb. hemen her yerde atak geçirme korkusu gelişebilir. Bu tekrarlayan panik atak durumlarının oluşturduğu ruhsal bozukluğa Panik Bozukluk adı verilir.

 

Panik Atak Belirtileri Nelerdir ?

Panik atak belirtileri  arasında en sık görülenler:  kişide kalp çarpıntısının başlaması, nefesin daralması,  göğüste git gide artan bir ağrı, nefes daralmasına bağlı boğulma hissi,  ağızda kuruluk, sıcak basması, vücutta uyuşukluk hissi, karıncalanma hissetme, mide ve bağırsak sisteminde sorunlar ( mide bulanması ), üşüme, karın ağrısı, sersemlik, kolda uyuşma hissi, baş dönmesi, baş ağrısı, kişinin kendisiyle ve çevresiyle ilgili algılarının bozulması vb. semptomlardır.Panik atak terleme ile de kendini sıklıkla belli eder. Kişide bunlardan en az 4 tanesi görüldüğünde bir uzmana başvurması atakları kontrol altına alması açısından faydalı olacaktır. 

panik atak çıldırma korkusuna sebep olabilir
Panik Atak ve Panik Bozukluk Delirme Kaygısı oluşturabilir.

Kişi bu belirtileri hissetmeye başladığında genellikle öleceğinden, kalp krizi geçireceğinden, insanların içinde kontrolü kaybedeceğinden, çıldıracağından veya felç geçireceğinden korkar. Bu korkular kişinin atağını daha da pekiştirir. Atak geldikçe korkular artar, korkular arttıkça ataklar sıklaşır. Kısır bir döngü oluşur. 

Panik Atak Neden Oluşur ?

Panik atak neden oluşur sorusunun birden fazla cevabı vardır. Öncelikle panik atak geçiren kişilerin genellikle kaygılı kişiler olduğunu söyleyebiliriz. Bu kişilerin ebeveynleri kontrolcü, mükemmeliyetçi, otoriter veya çok kaygılı kişiler olabilir. Çocukluktan itibaren ebeveynlerle kurulan ilişki aracılığıyla kaygı ve korkular içselleştirilir. Bazen anne babanın travmaları da çocuğa transfer olabilir. Kaygılı bir bağlanma altyapısı geliştiren kişilerin yetişkinlik hayatlarında yaşadıkları stres olaylarına bağlı olarak panik atak geçirmeleri sık görülür. ( Yani bilinçaltı panik atak geliştirmeye elverişli hale gelmiştir – bilinçdışı)

Panik atak geçirmeye  sebep olan stres olayları denildiğinde genellikle kişinin aklına olumsuz olaylar gelir: Sevilen birinin kaybı, iş hayatındaki stresörler, kaybetme korkusu, çocuklukta yaşanan cinsel travmalar, fiziksel ve cinsel istismar, travmatik yaşam deneyimleri,  boşanma, yakın ilişki sorunları, yoğun stres, üzüntü vb. Fakat gözden kaçan en önemli noktalardan biri, panik atakları tetikleyen olayların sadece olumsuz yaşam deneyimlerine bağlı olmadığıdır !

Bazen hayatımızda olumlu olarak adlandırabileceğimiz gelişmelerden sonra da  kişi panik atak geliştirebilir. Evlenmek, çocuk sahibi olmak, iş hayatında terfi almak vb. sebepler de kişide panik atağın ortaya çıkmasına sebep olabilir. 

Bunlara ek olarak, bazı ilaçlar, kafein, sigara ve alkol kullanımının artması, uyuşturucu kullanımı gibi sebepler de panik atak geçirilmesine sebep olabilir. 

Panik Atak Nasıl Gelişir ?

Semptomların Ortaya Çıkışı

Panik atak yaşayan birçok kişi, nefesinin bir anda daraldığını, kalbinin sıkışmaya başladığını, kolunun uyuştuğunu, göğsünde ciddi bir ağrı hissettiğini fark ederek “kalp krizi geçiriyorum, öleceğim” düşüncesiyle ve müthiş bir panik haliyle hastanelerin acil servislerine koşar. 

Acilde yapılan doktor muayenesinin ve tetkiklerin ardından kalbinde bir sorun olmadığı ve sorunun psikolojik olabileceği söylenilerek eve geri yollanır. Bu durum, atak geçiren kişide ilk başta rahatlamaya yardımcı olur ancak ikinci atak geldiğinde doktorların bir şeyi gözden kaçırdığını düşünerek yine acil servise başvurur. Yine yapılan tetkiklerden bir şey çıkmaz…

Tetkiklerde bir şeyin bulunamaması ve bu durumun ruhsal kaynaklı olduğunun söylenmesi panik atak yaşayan birçok kişiyi öfkelendirir. Doktorların farkedemedikleri bir rahatsızlıklarının olduğunu ve bu sebeple öleceklerini düşünürler ! Bu düşünce ataklar daha  da artmasına sebep olur.

Atakları ve bedensel semptomları yoğun yaşayan panik atak hastası, bazen çevresindeki insanlar tarafından da yargılanır. Sürekli aynı durumun gerçekleşmesinden dolayı çevresindeki insanlar da sıkıntıya düşebilir. Bu gibi durumlar hem kişi, hem de çevresi açısından son derece zorlayıcıdır.

Beynimizde ve Vücudumuzda Neler Oluyor ?

Yukarıda anlattığımız durumu yaşayan birçok panik bozukluk hastası mevcuttur ve anlattıklarımız onlara çok tanıdık geliyordur. Şimdi panik atakların vücudumuzda nasıl ve neden geliştiğini yakından inceleyelim. Panik atakların sebebini anlamak istiyorsak, vücudumuzun ve beynimizin çalışma sistemi hakkında bilgi sahibi olmalıyız.

Peki Vücudumuz ve Beynimiz Nasıl Çalışıyor ?

Öncelikle vücudumuzun kontrolünün tamamen beynimizde olduğunu bilmeliyiz. Beynimiz, çok karmaşık ama muhteşem çalışan bir mekanizmaya sahiptir.Beynimiz kendi içinde farklı işlevlere sahip bölgelere ayrılmıştır. Bizlerin farkındalık geliştirmemizi sağlayan, kendimizi ve dış dünyayı tanımamıza ve tanımlamamıza yardımcı olan en önemli beyin bölgelerinden biri frontal lob ve pre-frontal kortekstir.

Bu beyin bölgelerimiz çok önemli, çünkü düşünce süreçlerimizin oluşmasında en aktif rollerde bu beyin bölgeleri başroldedir. Düşüncelerimizi kontrol etmek panik atakları yenmede çok ama çok önemli rol oynayacak !

İkinci bahsetmek istediğim sistem, beynimizden vücudumuza uzanan ve bizi hayatta tutan otonom sinir sistemimizdir. Bu sistem sayesinde organlarımız biz farkında olmadan sağlıklı bir şekilde çalışır ve hayati bir tehlike yaşamamız durumunda bu sistem sayesinde hayatta kalırız. Otonom sinir sistemi, sindirim sistemimizi, solunumumuzu, cinsel işlevimizi ve iç organlarımızı kontrol eder ve onların işleyişini doğrudan değiştirebilir.

Mesela otonom sinir sistemi vasıtasıyla kalp atış hızımız 3-5 saniye aralığında iki katına çıkabilir. Arteryel basıncımız 10-15 saniye içinde iki katına çıkarabilir, tansiyonumumuz bizi bayıltacak seviyeye çıkarabilir ya da mesanemiz bir anda boşalabilir. Yani otonom sinir sistemi tüm iç organlarımız üzerinde kontrol sahibidir.  Bu belirtiler panik atak ve panik bozukluk yaşayanlara çok tanıdık geliyordur… 

 Şimdi gelin otonom sinir sistemine yakından bakalım…

Panik Atak ve Panik Bozukluk Tedavisinde Otonom Sinir Sistemini Anlamak Önemlidir

Otonom sinir sistemi ikiye ayrılır :

  1. Sempatik Sistem
  2. Parasempatik Sistem

Sempatik sistem vücudu tehlike karşısında uyarmaktan, parasempatik sistem ise vücudu sakinleştirmekten sorumludur. 

Panik Atak Nasıl Yenilir ?

Peki bu bilgileri panik atak ve panik bozukluk yenme konusunda nasıl kullanabiliriz ?

 Öncelikle ilk atak geçirdiğiniz döneme bakalım; İlk atağınızı, daha önce bahsettiğimiz tetikleyici olayların herhangi birinin gerçekleşmesiyle yaşadınız. Eğer kendinizi tanıma konusunda bilgi eksikliğiniz de varsa, yaşamış olduğunuz olayın geçmişle bağlantısını kurmakta zorluk çekebilirsiniz ( Burada bahsedilen kişinin kendini bilinç düzeyde tanıması değildir ! ) . Yaşadığınız durum size göre tamamıyla vücuttan kaynaklı olabilir ve bu durum ölümle ilgili kaygılarınızı tetikleyebilir.

İlk zorlayıcı ataktan sonra diğerleri de gelmeye başlar. Bu dönemde, kişi insan içine çıkmaktan korkabilir, kalp krizi geçireceğini düşünebilir, ailesine ve çocuklarına zarar vermekten korkabilir, sürekli güvenli hissedeceği alanları aramakla meşgul olabilir ve yanında sürekli ilaç taşıyabilir.

Aslına bakarsanız bir süre sonra ataklar kontrolden çıkar ve kişi inanılmaz çaresizlik hissetmeye başlar. İşte bu ve benzeri atak durumlarında beynimiz hayatta kalmayla ilgili bir  tehlike olduğunu düşünür ve otonom sinir sistemimizin sempatik kısmını devreye sokar. Bu kısım, vücudumuzu uyararak, hayatta kalmamız için ya kaçma, ya da savaşma durumuna girmemize olanak sağlar.

Normal koşullarda, tabiatta vahşi bir hayvanla karşı karşıya kaldığımızda vücudumuzdaki kanın kaslara gitmesi, kan basıncımızın artması ve nefes alış verişimizin artması normaldir. Çünkü hayatta kalmak için ya kaçmalı, ya savaşmalı ya da donakalmalıyız. Fakat gündelik hayatta böyle bir tehlikeyle karşı karşıya kalmadan da insan beyni aynı tepkileri verebilir.

Kişinin aklındaki düşünceler, geçmiş travmatik yaşantılar ve panik atak deneyimlerinin kontrol edilememesi sempatik sistemi sürekli aktif eder ve yukarıda defalarca saydığım semptomların ortaya çıkmasına sebep olur. Bu bir kısır döngüdür: geçmiş travmatik yaşantılar ve işlemlenmemiş duygular panik atağa sebep olur. Ardından panik atakların kontrol edilememesi ve anlamlandırılamaması daha çok panik atak geçirmenizi sağlar.

Gelin bunu bir örnekle açıklayalım :

Diyelim ki, annenize çok bağlısınız ve ondan ayrılma konusunda çok kaygılısınız. Ona bir şey olacağını düşünüp çok korkuyorsunuz. Günün birinde anneniz kalp krizinden vefat ediyor ve siz derin bir acı çekiyorsunuz. Bir süre sonra bu acıyı bastırmak için çeşitli faaliyetlere katılıyorsunuz ve yas sürecini tamamlamıyorsunuz. Bir gün aniden kalbinizin sıkışması, nefes darlığı, bulantı, baş dönmesi semptomlarıyla korku içinde kendinizi acil servise atıyorsunuz.

İşte bu durum, kişinin yaşadığı ilk panik atağa örnek olabilecek bir durumdur. Kişinin bağlanma stili kaygılı olduğu için ve beyin yas sürecini sağlıklı tamamlamadığı için bu kişinin zihni, vücudunu kullanarak ortada bir sorun olduğunu kişiye iletir. Aslında bakılması gereken yer, geçmiş bağlanma örüntüleri ve tamamlanması gereken yas sürecidir. Ama kişi kendine yabancı olduğu için bunu annesinin ölümüyle bağlantılı olarak kalp krizi geçireceğine yorar.

Frontal lobdan böyle bir düşünce geldiğinde beynimizin korku merkezi olan amigdala bu durumla başa çıkabilmek için hipotalamusa haber verir ve hipotalamus otonom sinir sisteminin sempatik kısmını harekete geçirir. Sempatik kısım harekete geçtiğinde panik atak semptomları hissedilir ve kişi kontrolü kaybeder. Gördüğünüz gibi, bu bir kısır döngü oluşturur. Bastırılmış duygular ve travmalar panik atağı tetikler, panik atak ise ölümle ilgili kaygıları tetikler ve panik atak tekrarlanır. 

Şimdi gelin bir de hayatta olumlu olarak nitelendirilebilecek bir olayın ardından ortaya çıkabilecek panik atağı inceleyelim. Diyelim ki bir kişi, çalıştığı şirkette yüksek bir pozisyona terfi aldı. Ama bu kişinin kişiliğinin oluşum sürecinde babasıyla ciddi çatışmaları var olsun…

Babası sürekli yargılayan, mükemmeliyetçi, çocuğuyla sürekli rekabet eden ve onu aşağılayan, değersizleştiren, iyi yaptığı şeylere bazen cezalandıran bir baba olsun. Böyle bir durumda, terfi alan kişi her ne kadar 20-30-40 yaşlarında da olsa, çocukluk anılarını hatırlamıyor da olsa geçmiş yaşantıların duygusal ağırlığından etkilenecektir. Bu etkiler kendini sıklıkla panik atak ve panik bozukluk olarak ortaya koyar. 

Birçok kişinin, çocukluk yaşantılarının şimdiki hayatını nasıl etkileyeceğini bilememesinden kaynaklı ruhsal sorunları ortaya çıkar. Yetişkin insanların çoğu, çocukluğun kişilik üzerinde önemli etkileri olduğunu bilişsel anlamda bilir ama bu etkilerin nasıl ve ne şekilde olacağı konusunda bilgi sahibi değildir ya da bu etkilere inanmaz. Kişinin kendine yabancı olması da panik atak ve diğer ruhsal problemlerin gelişmesinde önemli bir etkendir.

Panik Atak Nasıl Tedavi Edilir ?

Panik atak ve panik bozukluk yaşayan ve geçmiş tedavi deneyimlerinde hayal kırıklığı yaşayan birçok kişide panik atak tedavisiyle ilgili umutsuzluk görülür. Bu durum kişinin inançlarını değiştirmesi ve doğru tedavi yönteminin kullanılmasıyla aşılabilir.

Panik atak ve panik bozukluk nasıl tedavi edilir sorusunun ilk cevabı psikiyatrist hekimler tarafından yazılan ilaçlardır. İlaçlar kullanılanıldığı dönemde panik atak yaşayanların çoğunun bedensel semptomları ortadan kaybolur. Bu anlamda terapi alma şansı olmayan kişiler için ilaç tedavisi gerekli ve önemlidir. Fakat bazı ilaçların yan etkilerinin olabilmesi, kişinin ilaç kullanmak istememesi ve ilacın bırakıldıktan sonra semptomların tekrar nüksetmesi sebebiyle birçok kişi ilaç kullanımından uzaklaşabiliyor. Panik atak tedavisi için hangi doktora gidilir sorusunu böylelikle yanıtladık.

Panik atak ve panik bozukluk tedavisinde ikinci kullanılan yöntem psikoterapilerdir. Psikoterapiden önce kişinin kapsamlı bir fizik muayeneden geçmesi istenir. Doktorlar tarafından yapılan fizik muayenede herhangi bir bedensel soruna rastlanmadığı takdirde psikoterapiye başlanır. Psikoterapi sürecinde öncelik, kişinin hayatını zorlaştıran panik atak belirtilerini ortadan kaldırmak veya kontrol edebilmektir.  Semptomları üzerinde kontrol sahibi olabilmek panik atak yaşayan danışanlara çok iyi gelir. Sonrasında, kişinin panik atak geçirmesine sebep olan geçmiş yaşam deneyimleri ve bağlanma stili terapist ve danışan tarafından kapsamlı olarak incelenir. Danışanın duygu düzenleme kapasitesi arttıkça bedeni, düşünceleri ve duyguları üzerindeki kontrolü de artar. Olumsuz geçmiş yaşam deneyimlerinin güvenli terapi  ortamında sağlıklı bir şekilde yeniden işlenmesiyle panik ataklar ortadan kalkar. Panik atak farkındalık tedavisi atakların kontrolü açısından çok önemlidir.

Panik Atağın Günlük Yaşantıda Ortaya Çıkardığı Sorunlar

Panik atak ve panik bozukluk geliştiren birçok kişi hayatlarında önemli sıkıntılar yaşar. Bunlardan bazıları şunlardır:

  • Atakların şiddetinin artmasıyla kişi yalnız kalmaktan kaçınabilir çünkü; kalp krizi geçireceğinden ve kimsenin ona yardımcı olamayacağından korkar.
  • Sokağa yalnız çıkmaktan çekinir çünkü; herhangi bir olumsuzluk durumunda yine tek başınadır
  • Araç kullanmaktan çekinir çünkü; araç kullanırken kalp krizi geçirirse trafik kazası geçireceğinden korkar
  • Asansör vb. dar mekanlara girmekten korkar çünkü, aklında felaket senaryoları canlanır
  • Köprülerden geçmekten korkar, sokaklara girmekten korkar 
  • Kalabalık ortamlara girmekten korkar çünkü; atak geçirirse rezil olacağını düşünür veya kontrolden çıkmaktan korkar
  • Sürekli acil servise gitmesinden dolayı etrafındaki insanlar tarafından etiketlenir.

Panik Atak ve Panik Bozukluk Ne Kadar Sürer ?

Panik atak ve panik bozukluk ne kadar sürer sorusunun cevabı kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Fakat genel anlamda 10 dakika içerisinde atağın kaygısı tepe noktasına çıkar. Bazen 10-20 dakika aralığında şiddetli seyreder. Bazı kişilerde atak süresi 30 dakikaya kadar uzayabilir. Bundan sonra ataklar kendiliğinden kaybolur. 30 dakikanın üzerinde süren atak sayısı çok az görülür. 

Panik Bozukluk Kimlerde Daha Fazla Görülür ?

Panik atak ve panik bozukluk toplumda sık görülür. Genellikle her 100 kişiden 3 ya da 4’ünde panik atak geçmişi ya vardır ya da panik ataklar devam ediyordur. Bu oran hem yüksektir hem de değişen dünya ve artan stres faktörleri nedeniyle yükselmeye devam etmektedir. Genellikle 20 ile 35 yaşları aralığında görülse de diğer yaş aralıklarına da görülebilmektedir. Kadınlarda  görülme sıklığı erkeklere oranla 2-3 kat fazladır. 

Çocuklarda Panik Atak ve Panik Bozukluk

Çocuklarda panik atak ve panik bozukluk benzeri semptomlar dönem dönem görülebilir. Böyle durumlarda ebeveynlerin çocuklarını bir çocuk  psikoloğuna götürmeleri gereklidir. Çocukların duygu düzenleme kapasitelerinin henüz yeterli olmamasından dolayı, çocukların ataklarının tedavisinde, anne babanın ruhsal dünyası ve aralarındaki ilişki de incelenmelidir. Çünkü;  çocuklarda ortaya çıkan ruhsal sorunların kaynağı genellikle ebeveyn tutumları ve ebeveynler arasındaki ilişkidir. Ebeveynlerin kendi terapi süreçlerinden geçmeleri ya da çift terapisi almaları çocuklardaki psikolojik semptomları bir süre sonra ortadan kaldırabilir.

Panik Atak Yaşayanlara Tavsiyeler

Panik Atak ve Panik Bozukluk rahatsızlığından kurtulmak için bu tavsiyelere dikkat edin;

  1. Kendinizi tanımak için daha fazla kitap okuyun veya imkanınız varsa bir psikoterapi hizmetinden yararlanın. İnsanın hayatta yapabileceği en iyi yatırım kendine yapılan yatırımdır.
  2. Düşüncelerinize, duygularınıza ve bedeninize daha çok kulak verin. Onların size neler söylemek istediği üzerinde düşünün.
  3. Panik ataktan dolayı herhangi bir ilaç kullanıyorsanız ilacı kesme ya da azaltma durumlarını kafanıza göre ayarlamayın. Kesinlikle bir psikiyatrist hekim ile beraber bu kararları verin.
  4. Nefes egzersizleri ve beden farkındalığı meditasyonlarından faydalanın
  5. Panik atak ve panik bozukluk ölmenize, boğulmanıza, çıldırmanıza ve felç geçirmenize kesinlikle sebep olmaz. KORKULARIN SİZİ ELE GEÇİRMESİNE izin vermeyin !
  6. Doktorunuz önermedikçe sakinleştirici, çarpıntı ilacı veya herhangi bir başka ilaca başlamayın.
  7. Güvendiğiniz ve sevdiğiniz insanlarla daha çok zaman geçirin ve yaşadığınız olumsuzlukları onlara anlatın.
  8. Duygularınızı bastırmayın. Hiçbir şey yapamıyorsanız günlük hayatta yaşadığınız zorlukları, içinden geçtiğiniz ve sizi zorlayan durumları yazın, günlük tutun, içinde bulunduğunuz durumu ses kaydına alın ve dinleyin. Sonrasında isterseniz yok edebilirsiniz. Bunların hepsi duygu düzenlemenize yardımcı olur.
  9. Tüm bunları yaptıysanız ve panik ataklarla başa çıkamıyorsanız alanında uzman bir ruh sağlığı profesyonelinden destek alın.

Sağlıcakla kalın…